8 Ağustos 2012 - 07:27

Bismillah. Meclis Başkanı Cemil Çiçek” Yedi düvelle savaşıyoruz. Kan ve ateş çemberi içindeyiz”

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Doğru PKK 'yi saymadığımıza göre, Suriye de Esed ve Suriye halkına karşı savaşan çok uluslu çetelerin dostu olmak kolay değil.

İlân olunur, ”Hakkari ve Şemdinli' nin bazı bölgelerine girmek yassak hemşerim”

Ateş olsa ne kadar sürerdi.

Demek ki çemberi görmemişler.

Hani dünyada bilmem kaçıncı ekonomi ve NATO”nun da ikinci büyük ordusu olmuştuk.

Üç Haftadır yaşanan bu rezaleti açıklamaya yetmez.

Hükümet Suriye politikası, PKK ve PYD ‘ye Kuzey, Güney, Batı bırakmayacak mevzi kazanmaya devam edecek.

***

Başbakan Erdoğan ”Her şey kontrolümüzde”

Eğer olaylar kontrollerinde ise; bölgede binlerce Asker, komando, özel harekât, jandarma, korucu ve polisle PKK arasında üç haftadır devam eden bir çatışma var halkın haberi yok!

Türkiye’de iktidar odakları, çoktandır Suriye’deki durumu doğru okuyamadıkları ve “mezhep gözlükleri”yle bakmaya başladıkları için, Türkiye’de olan-bitene de doğru teşhis koyamıyorlar.

Adam diyor ki;” Murat Karayılan PKK kamplarını iyileştirmek için ihaleye çıksın, işi Türkiye kapmazsa yüzüme tükürün”

Doğru mu?

Peki, Türkiye kamuoyunun ve bizlerin zekâsından niçin bu kadar kuşkulusunuz?

***

AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik” Hakkâri’de saldırıları gerçekleştiren PKK’ya silahları Suriye teslim etti.”

Gelmiş geçmiş en iyi 2 soruyu güncelleyelim.

 

— PKK şimdiye kadar defalarca saldırı yaptı, dolayısıyla bu saldırı da onlardan bir tanesi?

— PKK 1991–1994 arasında Saddam’ın kendisine teslim ettiği silahları kullandılar. Peki, şimdi neden Suriye bu silahları versin?

Biz sorduk cevabı Çelik verdi:

”Suriye’nin kuzeyinde Afrin ve Kobani bölgesinde Esad kendisine ait bu bölgeleri PKK’ya teslim etti. Afrin ve Kobani’nin teslimatı sırasında PKK’ ya ağır silahların teslim edildiğine dair kesin bilgilere sahibiz.”

Tamam, da sen bir yıldır Suriye çetelerine ağır lojistik destek, ağır silah ve mühimmat desteğini açık verirsen, sormazlar mı?

Ne iş

***

Suriye ateşi başına vurmuş olacak ki;

Başbakan Erdoğan'ın Karacaahmet Cem Evini "ucube" olarak nitelendirerek, "'Aleviler Müslüman' diyenler var, 'değil' diyenler var. Aynı zamanda aralarında ateistler de var. Eğer Müslümanlarsa ibadethanenin tek olması lazım"

Tepkiler,

-"Başbakan kin kusuyor. Bunlar bir Başbakan için utanç duyulacak açıklamalar"

Aleviliğin ne olduğu konusundaki Başbakanın bu kafa karışıklığının nedeni karşısında Süfyanileşmiş Alevileri görmek istiyor olmasıdır.

Devletin ya da bir başka siyasi kurumun Aleviliği tarif etmesine gerek kalmadan Ehl-i Beyt (as) âşıkları bunu kendi içlerinde yakın bir zamanda ortaya koyacaklar.

Sanırım birileri Başbakan’a (Suriye) “ Türkiye ‘de Alevilerle savaş” diye bir talimat verilmiş. Yakında aynı “ucube” lafını Âşura merasimleri için de söylemeyeceği ne malûm. Bu İmam Ali ve evlatlarının izleyicilerine karşı bu nefret duygusudur.

İmam Ali’yi sevmek demek İmam Hüseyin’in Kerbelâ’daki duruşunu göstermek demektir. İnsan haklarına, kardeşliğe, dostluğa, hoşgörüyle bakmaktır. Bugüne kadar seçim meydanlarında Alevileri, Aleviliği yuhalatması, takındığı tavıra bakılınca normal karşılamak gerekir.

 YAVUZ KAYA